22 Temmuz 2013 Pazartesi

20 Temmuz- Paris

Herkese merhabalar,

Öncelikle hepimizin çok iyi olduğunu ve eğlendiğini belirtmek istiyorum. 

Paris’teki ikinci günümüz ben ve obam için erken saatlerde başladı. Deniz ve Kaan ile kurduğumuz alarm(lar)a uyanamayınca 1 dakika içinde çadırdan çıkmak zorunda kaldık. Planladığımız duşu da alamamış olduk :). Pizarro obası Paris için alışverişi yaparken biz de onlarla gidip otobüsü temizledik.  İşimizi erken bitirince Yüksel Abi’nin yardımı ile Deniz ve ben otoparkta küçük çaplı bir duş aldık. Pizarro obasının da gelmesi ile Heim’a doğru yola çıktık.

Hızlı bir kahvaltı ve öğle yemeği hazırlıklarından sonra Paris’e doğru yola çıktık. Yolda benzin alırken, pek tecrübeli olmadığımızdan otobüsü biraz benzinle yıkadık. Ama Türkiye’deki kadar pahalı olmadığı için pek sorun olmadı. Concorde Meydanı’na otobüsü park ettikten sonra Paris’teki ikinci günümüz resmen başlamış oldu. Dün ulaşamadığımız Notre Dame’a yürüdük. Yolda Saint Chappelle’e uğradık. Her zamanki gibi bedava girme çabalarımız işe yaradı. Notre Dame’ın içinde kısa bir turdan sonra kulesine çıkmak için sıraya girdik. Kuleye çıkınca Paris’in güzel manzarası ile fotoğraf çekilme imkanımız oldu. Asıl mücadele buradan sonra başladı çünkü en tepeye çıkan merdivenler bitmek bilmiyordu. Aşağı indiğimizde bazı arkadaşlarımızın ayakları titriyordu. (Kenan Bey merak etmeyin kızınız sağlam bir şekilde inmeyi başardı.) 

Su ihtiyacımızı gidermek için ilk bulduğumuz çeşmeye saldırdık, ama merak etmeyin aşk çeşmesi falan değildi.
Paris metrosu ile tanışmamızı da bugün yaşadık. Montmarte’a gitmek için bindiğimiz metro Bağcılar tramvayından daha kalabalıktı. İndiğimiz anda gördüğümüz kapkaç kovalamacası  da aksiyon filmlerini aratmadı. Herkes çantalarına sıkı sıkı sarıldı.


İzcilerimiz Sacre Coeur kilisesi önünde.

Sacre Coeur kilisesinin önündeki çimlerde biraz oturduktan sonra şehrin her tarafından görünen bu yapının içine girdik. Roma’daki kiliselere göre daha modern bir görünümü olan bu kilise herkesin beğenisini topladı. Dışarı çıkınca serbest zaman için dörder kişilik gruplar halinde Paris’i dolaşmaya başladık.
Uygar, Kaan, Deniz ve ben ilk olarak Moulin Rouge’a gittik. Bizim yaş grubumuza pek uygun olmayan bir yer olmadığını fark etmemizden sonra yanındaki restoranda fast food yemekle yetinmek zorunda kaldık :) Yemeğimizi yedikten sonra  Champs-Elysees’ye gitmek için tekrar metroya bindik. Arc de Triumph’un direkt olarak önüne çıktık ve ardından fotoğraf çekildik.

Normalde de canlı olan sokaklar Fransa bisiklet turu nedeniyle daha da hareketliydi. Birkaç hediyelik eşya dükkanına baktıktan sonra hem günün yorgunluğunu atmak hem de Paris’i biraz daha rahat gözlemleyebilmek için bir dondurmacıya oturduk. Dondurmalarımızı yedikten sonra buluşma yerine gittik. Herkes tok olduğu için yemek planını biraz erteledik ve Heim’a doğru yola çıktık. Ben de otobüste yazımı yazmaya başladım.
Evet gezimizin 13.günü de böyleydi. Umarım gezinin geri kalanı da bundan öncesi gibi zevkli geçer ve güzel anılarla evlerimize döneriz. Ve ben de günün tatlı yorgunluğunun getirdiği uykuya yenik düşmeden önce yazımı burada noktalıyorum. 

İyi geceler :),

Batuhan Yumurtacı’15

7 yorum:

  1. Merhabalar sevgili izciler,
    Batuhan yazina cok güldüm hakikaten pazartesi sabahim sayende iyi başlıyor. Tourde France canlı görüntüde bizim sizleri görme cabamizi görseydiniz cok gülerdiniz, fakat köprüden gecerken yarişcilar kameraman tarihi eser gösterme geregi gördü ve biz sizinle saadece ayni ani paylaşmaklar kaldik.
    Bu arada gezdiginiz bütün yerleride gösterdiler bizde Paris i hem yazilarinizla hemde canli olarak yaşadik. Yaninizda olmak isterdik, bu günlerin keyfini cikarin cok şanslısınız. Sevgiler Hülya Cetin

    YanıtlayınSil
  2. MERHABA SAKARYAAAA.....))
    Bu sabah uyandığımda birde ne göreyim,gece 02;26 saatlerinde bana cevap hakkı doğmuş blog ta.Cevap hakkım olurda kullanmazmıyım..haydi f klavyem koyul işe...))
    Paris için çok verimli bir yazı daha okudum Batuhan sayesinde.Öyle verimliki, AAA sınıfı bir duş almak nedir onu okudum.Kücük çaplı bir duş.!?hemde otoparkta bu nasıl oluyor.Türkiyeden bakınca acaba 1 euro verince köpükte oluyormu ? işin içine otoparkta girince acaba iç dış mı diye düşünüyor insan.Hele otobüsü benzinle yıkama lüksü,sizleri çok yakında ana haber bülteninde görme olasılığını arttıyor burdan okuyunca maazallahhh.!!((
    Notre dame merdivenleri inişi kızıma bir şey olmamasına hiç şaşırmadım çünkü bizim problemimiz çıkışlarda ve inişlerde değil aksine düz yolda..!!
    Gelelim konunun ana fikrine..Batuhan ve obası kilise kilise gezip ÇAN ÇAN lardan sıkılmış olacakki aynen kendi tabiri ile yazıyorum; Uygar, Kaan, Deniz ve ben ilk olarak Moulin Rouge’a gittik...İLK OLARAK .!!!planlı bir hike gibi geldi bana..ÇAN ÇAN lardan sıkılan bir oba çok CAN lı hatta CAN CAN lı bir yere varıyor ilk olarak.Acaba bu obanın, bu mekanın kendi yaş grubuna hitap etmediğini anlaması ne kadar zaman almış olabilir?.Biraz zaman almış olacakki obamız çok acıkmış ve yandaki restourantta fast food ZORUNDA KALMIŞLAR.;((Burda ben Batuhanın aksine parantezi doğru yönde koyuyorum..sizin adınızada üzüldüğüm icin ortak paydamız birse, ortak parantezimizde bir olsun istedim..))
    Sevgili gençler bugüne kadar hiç gitmediğim Avrupa kıtası şehirlerini sizlerin gözlerinizden ve kaleminden görmek çok güzel bundan daha güzeli sizleri sağ salim bir şekilde burda (getirdiğiniz kaynaklarla)görmek olur diyorum.
    Uyumak yok yorumlara devam..görüşmek üzere..
    Y.K.Ö"88



    YanıtlayınSil
  3. Sevgili Gençler;yazılarınızdan oldukça planlı,verimli ve ekonomik bir Paris gezisi yaptığınızı görüyorum.Ancak bu geziye baktığımda Paris gezisi için yaz mevsiminin uygjn olmadığını anlamış bulunuyorum.Çünkü bendeniz naçizane Şubat ayında Paris'i gezmiş,gezdiğimiz yerlerin ve metronun sakinliğine şaşırmıştık.Bu arada Sacre Coeur Kilisesi'ndeki gözlüklü,bıyıklı,sinirli siyahi görevli amcanın içeride fotoğraf çekmenize izin verip vermediğini merak ettim doğrusu.Ayrıca sizin yazdıklarınız kadar,Yusufkenan Bey'in keyifli,güzel kelime oyunlarıyla süslü zekice yorumlarını da merakla beklediğimizi belirtmek istiyorum.Bu yorumların tek mahsurlu yanı çıtanın yüksek olması nedeniyle bizlerin yorum yazmakta oldukça zorlanıyor olmamız:))).Hepinize sağlıklı,mutlu,keyifli gezmeler...Ali Dörücü

    YanıtlayınSil
  4. ben satlerdir neleri kaçırıyormuşum yaa..Sakarya yıkılıyooo.Bu arada Yusuf bey,nur topu gibi bir cevap hakkınız doğmuş ,hayırlı olsun.Şimalcim hakkında yapılan spekülasyonlara hiç kulak asma.Starlar her zaman gündemdedir...Yazının başında alarmlarla uyanamama ,planlanan duş programını gerçekleştirememe ama her şartta duş alma becerisine sahip olmayı okuyunca bu yazıyı Batuhan ın yazdığını tahmin ettim.Batucum yazını okuyunca seni görmüş gibi oldum ve tahmin et nasıl oldum....Bu yazıyı tüm Sakarya adına yazdığın için diyorum ki''canım çocuklarım hepinizi çok seviyorum ve hepinizle gurur duyuyorum.Birilerine sizden bahsetmekten imtina ediyorum çünkü nazar değmesinden korkuyorum.Bütün dualarım sizinle...Batuhancım ,sen yeni yeni yürüyordun.Paris'e gitmiştik.sen yürürken ayağın takılıp düşmüştün ve bir daha yere basmak istememiştin.Biz de çocuğun bacağına ,ayağına birşey oldu diye ilk uçakla geri dönmüştük.Doktor ne demişti:Bunu kendi haline bırakın.Korkmuş bu, sabaha yürür....evet ,sabah uyandığıda hiç bir şey olmamış gibi sırıtarak ve de koşarak bizim odamıza gelmiştin...Yaniii Batucum bana olan Paris Borcunu en kısa zamanda ;rehberliğin eşliğinde bekliyorum... Yeni kurulan '' Moulin Rouge Parantez Dayanışma Birlikteliği ''üyeleri huzurunda tüm SAkarya İzci gurubuna iyi günler diliyorum ...yolunuz açık olsun.

    YanıtlayınSil
  5. Merhabalarrr...Sakarya mesaj için gece yarısını bekliyor sanırım..Ali bey ve Nurhan hanımın mesaj ve yorumlarını okuyunca bir kac satır daha ekleyeyim dedim favori obam icin.Favori obam Batuhan önderliğindeki kırmızı değirmen obası..))
    Dünkü olayın canlandırmasını yaptım kafamda ve paylaşayım istedim.kırmızı değirmen obası kilise kilise gezdikten sonra Çanları sıkılır ve oba elamanları aralarında ortak bir karar alarak Batuhan"a Butuhan, ABİ TUR yapalım şu Paris te derler.ABİ TUR kelimesi Batuhan icin hic de yabancı değildir hatta hedeftir..hedef deyince ilk hedef akla gelir ve Batuhan da ;
    - ya neden olmasın ABİ istediğiniz TUR olsun,Ben buraları kücüklüğümden beri bilirim,gelin sizi gezdireyim der.ama Fransa"da su problemdir ve gençler KANaKANa susamışlardır.bu yüzden Batuhan ilk olarak KANKA larıyla uyum içinde olacağı KANKAN mekanına gitmeyi uygun görür. Ne yazıkki,(( İLK OLARAK geldikleri bu mekanda değirmenin suyunun onlar için akmadığını öğrenmeleri çokta uzun sürmez..Bu yüzden değirmen manzaralı bir restourantta oturup, Marie Antoinette ablalarının sözünü dinleyip ekmek bulamazsan pasta ye sözünü, su bulamazsan cocacola ic şeklinde ifa ederler.Afiyet olsun...
    Sakarya ya sevgilerimle ))
    ykö88



    YanıtlayınSil
  6. Sakarya DİKKAATTT....Kaptan Hasan Yumurtacı konuşuyor. Liderlere sesleniyorum: Kırmızı Değirmen Obası diye bir korsan oba türemiş.Derhal bu obayı dağıtın. Koskoca Paris de BULA BULA Moulin Rouge u bulmuşlar. Yusuf bey sizin önderliğinizde Sakarya nın marifetlerini öğreniyorum. Yorumlara devam lütfen . SEVGİLİ SAKARYA İZCİLERİ ; HER ŞEY SİZE YAKIŞIYOR. SELAMLAR...

    YanıtlayınSil